1974 öncesinde Lefkoşa′ya yakın olmasına karşın bir Rum köyü olan ve Rumca ismi Yerolaouko olarak bilinen Alayköy, 1974 Barış Harekatı sonrası Lefkoşa ve çevresindeki sınır köylerinde kalan vatandaşlarımızın gelerek yerleştiği, daha sonra ise 1975 yılında Adana′dan özel statüde gelen göçmenlerle büyüyen bir belediyemiz.
1980 öncesinde Lefkoşa Kaymakamlığı′na bağlı bir encümen olan Alayköy 1980′de belediye oldu. Bu dönemde yapılan seçimle ilk belediye başkanı olarak Fahri Hüdaoğlu göreve gelir ve 1990 yılına kadar başkanlık yapar. 1990 ile 1994 yılları arasında Mevlit Hacımevlüt, 1994 ile 2006 yılları arasında ise 3 dönem Hüseyin Kaya Alayköy Belediye Başkanlığı görevini yürütür. 2006 yılından bugüne kadar ise Hulusi Manisoy başkanlık görevini sürdürmektedir.
Geçen yıl yapılan yasal düzenlemeyle Yılmazköy olmak üzere askeri köyler Türkeli, Gürpınar ve İkidere de Alayköy Belediyesi′ne bağlanarak buralara da hizmet veriliyor.
KÖYÜN BÜYÜK KISMI MEMUR
2500 kişinin üzerinde nüfusu ve yaklaşık 35 bin dönümlük arazisiyle gelişmeye açık bir yerleşim yeri olan Alayköy′de belediye hizmetleri yanında polis karakolu ve Posta Dairesi′nin bir şubesi de vatandaşlara hizmet veriyor.
Alayköy nüfusunun büyük bir kısmı memur olarak çalışırken, geri kalan kısmını ise işçi ve çiftçiler oluşturmakta.
Gün geçtikçe büyüyen ve yeni bağlanan köylerle gelişmeye çalışan Alayköy′de 3 folklor derneği, Avcılık-Atıcılık Kulübü, futbol kulübü, Cami Koruma Derneği gibi sosyal aktiviteler yapan kulüp ve dernekler faaliyet gösteriyor.
Güzelyurt-Lefkoşa anayolu üzerinde bulunan toprakları nedeniyle ülkemizin gece kulüpleri bölgesi olarak bilinen Alayköy civarlarında 16 gece kulübü bulunuyor. Bunun yanında at yarışlarının yapıldığı KKTC′nin tek hipodromu ve uzun zamandır altyapısı hazırlanmaya çalışılan yeni sanayi bölgesi de Alayköy Belediyesi hudutları içinde bulunmakta ve hizmet almaktadırlar.
2004 öncesi buranın Rum toprağı olması nedeniyle verilecek köy gözüyle bakılması nedeniyle geçmiş belediye başkanlarınca yatırım yapmaktan kaçınılması nedeniyle nüfusu kalabalık olmasına karşın gelişmekte geciken Alayköy′de bulunan Alayköy İlkokulu′nda 300 öğrenci öğrenim görmektedir. Nüfusun her geçen yıl artması nedeniyle öğrenci sayısı da artan Alayköy İlkokulu için ek derslik yapımı da sürmekte.
VERİLECEK YER GÖZÜYLE BAKILMASINDAN DOLAYI YATIRIM YAPILMADI
Alayköy ile ilgili kısa bir girişin ardından Belediye Başkanı Hulusi Manisoy ile belediyenin çalışmaları, yeni projeleri ve beklentileriyle ilgili sohbetimize geçelim.
2006 yılında belediye başkanlığına seçilen Hulusi Manisoy, söyleşimizin başında, geçmiş yıllarda olası bir anlaşmada verilecek yerler içinde görülmesi nedeniyle geçmiş başkanlar tarafından Alayköy′ün gelişmesini sağlayacak yatırımlardan kaçınıldığını iddia ederek, bundan dolayı nüfusuna göre bazı belediyelerden geride olduğunu söyleyerek sözlerine başladı.
Alayköy′ün şu anda bulunduğu konum ve nüfusu bakımından gelişmeye oldukça elverişli bir belediye olduğunu belirten Manisoy, ancak göreve geldiği zaman belediyenin içinde bulunduğu mali tablo nedeniyle uzun bir süre iş yapamaz halde olduklarını kaydetti. Manisoy, “2006 yılında görevi devraldığım zaman belediye mali yönden oldukça sıkıntı içerisindeydi. Öncelikle belediyemizin muhasebesini çağdaş bir sisteme taşıyarak, mali yönden hesap verebilir duruma getirdik. Geçmişte kim ne yaptı, nerelere harcama yapıldı? Bilinmiyordu. Ancak biz göreve geldikten sonra kurduğumuz çağdaş muhasebe sistemi ile herşey zapturapt altına alındı. Böylece borçlu devraldığım belediyeyi şu anda hemen hemen borçsuz bir şekilde yürütmekte-yim” dedi. Hulusi Manisoy, görev süresinin ilk 1,5 yılında belediyenin borçları nedeniyle hemen hemen hiçbir yeni yatırım yapamadıklarını ifade ederek sadece rutin olan temizlik ve çöp toplama işlerini yürüttüklerini kaydetti.
Toparlanma dönemi sonrası ilk olarak Alayköy′ün tüm asbest borularla döşenmiş su şebekesini değiştirmeyle işe başladıklarını ve bununla birlikte 300 tonluk yeni su deposu yaparak su sorununu çözdüklerini söyleyen Manisoy, “26 kilometrelik su şebeke hattının değişmesi sonrasında tüm Alayköy halkından su paralarını günü gününe toplamaya başladık” dedi.
Daha sonra ise köyün kuzey batı tarafında bulunan ve piknik alanı olarak kullanılan alana bir halı saha yaptıklarını açıklayan Hulusi Manisoy, “Köyün orta yerinde moloz yığınlarının bulunduğu bir yeri ise düzenleyerek oldukça modern bir çocuk parkı kurduk. Şu anda oraya jimnastik ve spor aletleri kurarak halkımızın istediği zaman çocuğuyla birlikte gelerek spor     yapmasını sağlamayı planlıyoruz. Bu aletlerin alımı yapıldı. İnşallah en kısa zamanda kuracağız” ifadelerini kullandı.
EK DERSLİK İÇİN TEMEL ATILDI, CAMİ YAPIMI HIZLA SÜRÜYOR
Manisoy, köy nüfusunun her geçen gün arttığını buna paralel ilkokula giden öğrenci sayısının da artmaya başladığını belirterek, Alayköy İlkokulu′nun bina olarak öğrencilere yetersiz kaldığını gördükleri için okula ek dersliklerin yapılması için proje hazırlayarak dersliklerin temelini attıklarını kaydetti. Bu ek dersliklerin tamamlanması sonrasında sınıf sıkıntısının kalmayacağını vurgulayan Manisoy, yıllardır köylünün ibadetini eski Rum kilisesinde yaptığını belirterek, “Benim düşünceme göreve Müslüman bir toplumun kendine ait bir ibadet yeri olmalıdır. Bunun içinde bir proje hazırlayarak, TC Yardım Heyeti′ne sunduk. Projenin onaylanmasıyla cami yapımı için çalışmalar başlandı. Oldukça hızlı ilerleyen inşaatı yıl sonuna kadar bitirerek camiyi hizmete sunmayı hedefliyoruz” dedi. İlk bir buçuk yıl sonrası yaptıkları işler arasında yağmur drenaj hattının  kurulması ve kaldırımların yapılması gibi alt yapı işlerinin de olduğunu söyleyen Manisoy, “Altyapı işlerimizi tamamlamış durumdayız. Bundan sonra gelişmek için yeni projeler üzerinde çalışacağız” diye konuştu.
Belediyenin kendi bütçesinin yetmediği yerlerde TC Yardım Heyeti′nden katkı alarak birçok projeyi hayata geçirdiklerinin altını çizen Manisoy, UNDP′ye bazı projeler sunduklarını ancak belediyenin konumu nedeniyle bu projelerin onaylanması konusunda bazı sıkıntılar olduğunu ifade etti.
Alayköy Belediyesi′nin hizmet verdiği vatandaşların sosyal yaşamına katkı yapmak için birçok derneğe maddi ve manevi yardımda bulunduklarını söyleyen Manisoy, “Köyde kurulmuş folklor dernekleri, Avcılık ve Atıcılık Kulübü ile Alayköy ile Yılmazköy′deki spor kulüplerine her türlü maddi katkı koyarak halkımızın sosyalleşmesi için çalışmaktayız. Ayrıca yaşlılara hizmet birimimizle yaşlılarımızın her türlü ihtiyaçlarını karşılamaya da özen gösteriyoruz” dedi.
“HUDUTLAR İÇERİSİNDEKİ İŞLETME SAYISI NEDENİYLE MALİ AÇIDAN SIKINTI ÇEKMİYORUZ”
Geçen yıl uygulamaya konan belediyeler reformunu da değerlendiren Hulusi Manisoy, bu reformla kendilerine Yılmazköy′ün bağlanması sonucunda çok büyük bir külfet altına girmediklerini ifade etti. Şu anda devletten her ay 113 bin TL katkı aldıklarını açıklayarak, “26 belediye çalışanıyla devraldığım belediyede şu anda 33 çalışan bulunuyor. Bana göre bu personel bizim için yeterlidir. Artık dünyada çağdaş belediyecilik anlayışında personel sayısı oldukça düşüktür. Sadece hitabet sınıfı için personel alınmakta diğer işler için hizmet alımı yapılmaktadır”           diyerek personele dayalı belediyeciliğin                kalktığına dikkat çekti.
Devletin verdiği maddi katkının çok olmadığını ancak belediye hudutları içinde bulunan 16 gece kulübü ile büyük sanayi işletmelerinden alınan vergilerle maddi yönden sıkıntı yaşamadıklarını ifade eden Manisoy, “Bana göre belediye-lerde en önemli şey muhasebesini iyi bilmektir. Her şey iyi bir muhasebe sistemiyle kayıt altına alınır ve denetlenirse belediyelerin maddi sıkıntı yaşaması söz konusu olmaz” dedi.
MESARYA VE KARPAZ BÖLGESİNDEKİ BELEDİYELERİN KATKISI ARTIRILABİLİR
Belediyeler reformunun özellikle büyük yerleşim yerleri olan belediyelere çok büyük bir rahatlık getirdiğini iddia eden Manisoy, “Çünkü, devlet belediyelerin üzerinde büyük yük olan emeklileri aldı, emlak vergisini artırdı. Bu da yükümüzü azalttı. Ancak yeterli mi? Hayır değil. Özellikle kırsal kesim belediyeleri olan Mesarya ve Karpaz bölgesindeki belediyeler zorlanıyor. Nedeni ise buralarda işletme sayısının az olmasıdır. Bunu için de oralara devlet katkısı artırılabilir” diye konuştu.

Alayköy Belediyesi olarak şu anda yaşadıkları sıkıntıların başında evlere verilen suyun kalitesinin çok düşük olması geldiğini belirten Manisoy, bu sorunun çözülmesi için devletin adım atması gerektiğini söyledi. Belediye olarak bir diğer sıkıntılarının ise insanların şahsi çıkarları nedeniyle olmayacak engeller çıkarmaları olduğunu da   kaydetti.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, BELEDİYELERİ DENETLEMELİ
Manisoy, “Bir diğer sıkıntımız ise İçişleri Bakanlığı′nda belediyeleri denetleyecek bir kurumun olmamasıdır. Zira Alayköy Belediyesi 12 yıl sonra Sayıştay tarafından denetlenebildi. Bunu da biz istedik. Belediyelerin denetlenmesi şart” diye konuştu.
Belediye olarak şu an sürdürülen çalışmalar dışında hayata geçirmek istedikleri bazı projeleri bulunduğunu söyleyen Alayköy Belediye Başkanı Hulusi Manisoy, “Köyün hemen yanından geçen dereye arıtma tesisi kurma, bir çim saha yapma ve tüm halkımıza hizmet edebilecek çeşitli amaçlarla kullanılabilecek kültür merkezi yapma projelerimiz bulunuyor. Bazılarının projeleri AB′ye sunuldu. Ancak toprak konusu nedeniyle sıkıntı var” dedi.
Her belediye gibi kendilerinin de her zaman hükümetten bazı talepleri olduğunu söyleyen Manisoy, “Geçmiş hükümet bize pek fazla yardım etmedi. Ama engel de olmadı. Yeni hükümetten geçmiş hükümetin başlattığı reformlara devam etmesini bekliyorum. Örneğin, polisin ve diğer devlet dairelerinin belediyeye bağlanması gibi” diyerek sözlerini tamamladı.

Vatandaşlar ne dedi?

Kahvehanedeki vatandaşlar
“Köylüler olarak oldukça şikayetçiyiz. Köydeki sineklerden dolayı rahatsızız. Evlerin lağım suları dereye akıtıldığı için her taraf lağım kokuyor. Ayrıca sinekler bu yüzden çoğalıyor. Geçmişte köylülerin kullandığı su kuyuları devlete verildi. Böylece hayvancılarımız susuzluk çekiyor. Ayrıca köy yolları delik deşik”
Nuri Yıldırım
“Ben kahvehane işletiyorum. Ancak hiç iş yok. Eskiden kahvehane dolup taşardı. Şimdi adeta sinek avlıyoruz. Umarız bu durum yakında düzelir.